top of page

Bulgaristan Notları: İlk Haftam





























1. Gün, 1 Nisan 2024


Saat gece 02:15 gözüme halen uyku girmedi. Dimitrovgrad'a gece 04:00 gibi ulaşmış olurdum. İstasyonu sırf kaçırmamak için uyumuyordum. Kondüktör'e o istasyona vardığımızda bana söylemesini rica ettim. O da pek emin olmayan tavırla söyleyebileceğini dile getirdi. Gözüme uyku girmeden önce Kapıkule Gümrük girişinde pasaport kontrolü için çok uzun bir süre bekledim. Kuyruk oluşmaması adına trenden önce inenlerden biri oldum. Zaten yurt dışı harç pulunu vs. abim bana vermişti. Yaklaşık 15 dakikadan sonra alt geçidi kullanrak tekrar vagonuma döndüm.


Bir süre kitap okumaya çalıştım. Kitapla birlikte Chopin Nocturne in C Sharp melodisini dinlerken, gece manzarası bir hoş göründü gözüme. Kitap okumayı bitirince yataklı vagonda uzanmaya çalıştım ancak uyuyamazdım. Zaman ilerlememek için çırpınıp duruyordu ama bir şekilde farkına varmadan su gibi akıp gidiyordu da.


Neyseki sonunda Bulgaristan sınırına ulaşmıştık.


Tren Svilengrad durağında bir süre durdu ve Bulgar polisler vagonları tek tek gezerek pasaportları toplamaya çalıştı. Yaklaşık yarım saaten sonra pasaportum elime ulaştı. Tren hareket edince, içimde bir heyecan uyandı. Ruhumun şarkılarıyla birlikte can atarak bir süre zamanın olmadığı yerlere akıp gittim. Yaşamın kendisi olabilecektim. Kendi yolumu seçerken, her şeyden uzak bir diyarda dünyamı yaratmaya çalışıyordum. Bir pencere önünde kapı kilitliyken camdan bakmaya çalışmıştım hep. Sonuçta ruhlarımız da bizi mahvetmeye çalışırken kilitlenebilir. Oysa doğru gerçekleri seçtiğim için çıkış yolunu kilidi kırmak yerine, cama cebimdeki taşı atarak bir çiçek yetiştirdim. Dolayısıyla manzaram yıldızlarla donatılmış iris çiçeklerine ev sahipliği yaptı. Biz inandığımız sürece kendi doğrularımıza çiçek açtırabiliriz sonuçta.


Sonunda Dimitrovgrad'a ulaştım. Ordan iki koca valizle ve bir sırt çantasıyla insanlardan yardım beklemeye çalışıyordum. Beklediğim olmayınca, kendi işimi kendim görmeye çalıştım. Neyseki asansör vardı tren istasyonunda. Aktarma yapacağım trene binebilmek için karşıdan karşıya geçtim ve istasyonda bana yardım etmek isteyen Türk bir çift gördüm. Onlara biletin nasıl alınabileceğini sordum ve bana yol gösterdiler. Tulovo'ya giden tren saat 6:00 civarı kalkacaktı. Ben de ulaşmak istediğim yere tam vaktinde planlama yaptığım için çok mutluydum.


Tren vaktinde ulaşmadı ve beni karşılamak için bekleyen Rositsa'ya haber vermeyi unutmuştum. Oraya vardığımda çok endişeli bir şekilde beni karşıladı. Bunun için kendimi biraz kötü hissetim ancak yola çıkınca ve güzel konuşmalar havaya uçunca her şeyi unutuverdim.


Rositsa beni kalacağım eve götürdü ve dinlenmemi önerdi. Yarın itibari ile projeye başlamış olacaktım. Ben de akşama kadar uyudum. Böylece gün bitmişti zaten.


2. Gün, 2 Nisan 2024


Saat şu an sabah 5:20 civarı. Bu saate kahvaltı yapmak zorundaydım. Dün yorgunluktan çok fazla uyuduğum için yemek yemeye zamanım kalmamıştı. Rositsa beni saat 9'da kaldığım evin önünden alacaktı. Kahvaltı yaptıktan sonra, direk kitap okumaya başladım.


Rositsayla bugün o kadar çok işimiz vardı ki hepsini o güne nasıl sığdırdığımızı anlayamadık. İlk olarak haftada üç gün 09:00- 12:00 arası gönüllü olacağım kurumu ziyaret ettik. Engelli çocukların bulunduğu merkezde Türk çalışanların olması yüzümü güldürdü. Sonuçta Bulgarca bilmiyordum. Dil engellini böyle aşmış olacaktım. Ayrıca merekzde Dora ile de İngilizce konuştum. Hem birden İngilizcemi geliştirecektim hem de yeni insanlarla tanışmanın verdiği huzuru yaşayacaktım.



Merkezden ayrıldıktan sonra, Kazanlık'a mesafe olarak 10 dakikayı aşmayan Sheinovo kasabasına gittik.Orada biraz çocuklarla tanıştıktan sonra, Paskalya bayramı için çocuklarla yumurtalar boyayıp, kartonlarla dekore ediyorduk.


Bu eğlenceli aktiviteden sonra,Rositsa bana cep harçlığımı ve biletlerin geri iade ücretlerini verdi. Rositsayla kasabadan ayrıldık ve direk Kazanlık'ta oturum izni alabilmek için polis merkezine gittik. Şanslı günümde olduğum için çok beklemeden ordaki işimi de hallettim. Kazanlık'ta engelli merkezine ulaşabilmem adına Rositsa benim adıma bir ulaşım kartı çıkardı. Böylece günü verimli bir şekilde geçirip evime döndüm. Evde yalnız yaşıyorum. Diğer gönüllüler Merve ve Gvantsa vizeleri hal olmadığı için projeye vaktinde başlamadılar. Onların gelmesini dört gözle bekliyorum.




3. Gün, 3 Nisan 2024


Yaşıyorum sanırım.

Rositsa bana engelli merkezinin olduğu yeri gösterebilmek için benimle birlikte A12 nolu otobüsle geldi. Özel çocukların bulunduğu yere geldiğimde, öncellikle çalışanlarla tanıştım. Hepsi de çok cana yakındı. Sanırım ben biraz sadece çekiniyordum kişiliğimden dolayı. Ama zamanla alışacaktım.


Eve dönüyorum şu an ancak biraz farklı duygular içindeyim bugün. Sanki her şey yolundaymış gibi yaşamaya çalışıyordum. Bu duygular üzerime o kadar baskı yaptı ki ilk başta onları yok edebilmeyi çok istedim. Ta ki gece olup uyuyana kadar..


4. Gün, 4 Nisan 2024


Bugün güne çok zinde uyandım. Dünün verdiği karmaşık duygular yok olup gitmişti. Gönüllülük yapacağım merkeze bu sefer kendim gittim. Rusça biraz bildiğim için Kiril alfabesine aşinaydım. Otobüsdeyken, her yerdeki yazıları okumaya çalışıyordum.


Merkezdeki günüm harika geçmişti. Çocuklarla nasıl iletişim kurabileceğimi öğrenmeye çalıştım. Ayrıca bazı oyunlarla onları geleceğe hazırlamaya da çalıştım. Birilerine faydalı olmak ve kalplere dokunmak içimdeki manevi değerleri dışarı çıkarıyordu. Günün sonunda bunu bilmek, insanı yaşama karşı tatmin ediyordu.


Çıkışta şehri keşfetmek adına sokları Google Maps olmadan keşfetmeye çalıştım. Karşıma ansızın bir kitapçı çıktı.




İçeri girdiğimde yeni dünyalara açıldım.

Görevliye İngilizce konuşanlar için Bulgarca dil öğrenme kitabının olup olmadığını sordum. O da köşeleri karıştırdı ve bana tam istediğim kitabı verdi. Eve dönünce ilk işim muhtemelen Bulgarca çalışmak olacaktı.

Kitapçıdan çıktığımda sokakları ansızın keşfetmeye çalıştım. Yol beni nereye götürdüyse, oraya gittim. Ancak yolun sonu keşfettim bir müzenin kapalı olmasına denk geldi :)


5. Gün, 5 Nisan 2024


Bugün beni uykumdan uyandıracak tek şey çocuklarla vakit geçirmek olduğu aklıma gelince bir çırpıda hazırlanıp, 08:33'te kalkacak olan otobüse 10 dakika erken bir vaziyetle ulaşmaya çalıştım. Durakta sürekli olarak gördüğüm yaşlı bir teyze bana Bulgarca günaydın dedi. Ben de ona karşılık verdim. Bana Bulgarca bir şeyler söylemeye çalıştı ama anlamadım hiçbirini. Sadece başımı onaylar biçimde ona katıldığımı belirttim. Sonra bana nerde çalıştığımı söyledi. Bunu Bulgarca anlamıştım. Ona çalıştığım yerin resimlerini gösterdim. Böylece sabah ışıkları yüzümü bir bahar havası tadında aydınlattı.


Rehabilitasyon merkezinde bugün Otizm'de konuşamayan çocuklar için uygulanan PECS yöntemini öğrendim. Örneğin bir çocuk konuşamıyorsa resimlerle ona ne demek istediğini anlatan işaretler bir yerlere asılır ve çocuk bunu gösterir. Böylece kendini daha iyi ifade eder. Merkezde en beğendiğim şeyler çok fazla aktivite ve oyun alanlarının olmasıydı. Her geçen gün daha çok şey öğreneceğimi düşünüyorum.


Oradan ayrıldığımda şehri keşfetmek adına otobüste en işlek caddede indim. Aşağıya da keşfettiğim yerlerin anlarını ve huzurunu sizlerle paylaşıyorum:




Akşamleyin benim için çok verimli geçti çünkü hem İngilizce hem de Bulgarca çalıştım. Ancak böyle sıradan bir çalışma değildi benim için. Ayrıca İngilizce öğretmeni olabilmek için tamamlamam gereken TESOL kursununun modüllerini de çalıştım.


6. Gün, 6 Nisan Cumartesi


Bugün sabah saat 10:00 civarı Kazanlık'ta bulunan büyük hotel adı verilen bir yerde mentorümle görüşme sağlayacaktım. Erkenden buluşacağımız yere gittim ve ilk karşılaşmada kendisini çok sevdim. Mentorüm Zerrin bana biraz Bulgar kültürünü anlattıktan sonra, kahvelerimizi alıp çok hoş bir parkta yürüdük. Eğer yolunuz Güller Vadisine-Kazanlık- düşerse, her parkını gezmeden gitmeyin.


Ardından ikinci el kıyafet satan bir yere girdik. Ben bildim bileli ikinci el kıyafetlere bayılırdım. Birkaç şey satın alıp, oradan ayrıldık. Zaten mentorümün bugün çok zamanı olmadığı için çok uzun süre bir yerlerde durmadık. Ancak bana istediğin zaman veya bir şeye ihtiyacın olduğu zaman yazman yeterli dedi. Bu deyişler içimi rahatlattı ve şehre alışmamda çok etkili oldu.


Mentorüm Zerrin ile buluşmayı sonlandırınca Bulgaristan'da çok büyük ve meşhur market olan Kaufland'a gittim. İçerisinde her şeyi bulmanız mümkün ve ayrıca içinde kaybolabilirsiniz. Rositsa ile Kaufland indirim kartı çıkardığım sıra gözüme Kindle e-kitap okuyucuyu kestirmiştim. Satın almak sanırım bugüne kısmetmiş. Kitap fiyatları pahalı olunca bir kitapsever olarak e-kitap okumanın mantıklı olduğunu düşünüyorum.


Eve vardığımda direk olarak kindle kullanımı hakkında videolar izledim. Ardından içerisine birkaç İngilizce e-kitap yükledim. Bunlardan bir tanesi Pi'nin Yaşamıydı. Okumaya başladım ve gerçekten çok kullanışlıydı. İçerisine hem notlar alabiliyordum hem de altını çizmek istediğim cümleleri seçebiliyordum. Ayrıca kitapta bilmediğim İngilizce kelime olduğunda üstüne tıkladığım zaman anlamını İngilizce olarak açıklıyordu.





7. Gün, 7 Nisan 2024


Bugün Rositsayla hiking yapmaya gidiyoruz. Çok heyecanlıyım çünkü bu benim ilk hiking deneyimim olacaktı. Doğayı çok seviyorum ve onu korumaya da çalışıyorum. Şehir hayatından uzaklaşıp, Bulgaristan'a yerleşme fikri ilk haftada cazip geldi:)


Sabahın çok erken saatlerinde bir kasabaya gittik ve orada Bulgar devrimci Vasil Levski'nin yaşadığı manastırı ziyaret ettik. Manastır çok ilgi çekiciydi. Aşağıya manastırdan bazı fotoğrafları bulabilirsiniz:






Sonunda doğa yürüyüşümüz başladığı gibi bitti. Toplamda 3 saat sürdü ve harika bir deneyimdi. Yürüyüş sırasında farklı hayvanlara rastldık ama çok tehlikeli değillerdi tabii. O kadar sessiz bir yerdi ki sadece rüzgarın sesini duyup, içinizdeki neşe selleri akıyordu havaya. Bu deneyimden sonra, artık her gün yürüyüş yapmaya karar verdim. Bu aktiviteyi çok sevdiğimi fark ettim.


Eve vardığımda çok yorgundum, uyuyup sadece dinlendim.


Bulgaristan'da bir haftam böyle geçmişti. Her yönüyle bu deneyimleri paylaşmak benim için çok önemliydi. Sonuçta kendi özgür alanım yazmaktı.


Diğer serüvenlerimde ve deneyimlerimde görüşmek üzere!

Umutla Kalın!

36 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page